
Kanaat önderleri sadece toplumsal ve dinsel şeylerde yok. Her sektörde var.
Reklamcılık sektörünün de kanaat önderleri var. Yani gruları. Yani dinozorları ve fosilleşmiş patronları.
Aslında birçoğunun yaratıcılıktan zerre kadar anlamadığını düşünen bi’dolu insan da var. Ben onlardan değilim. İyi işler iyi sonuçlar verir. Bence onların bulundukları pozisyonlar vermiş olduğunu gösterir…
Bu kanaat önderleri ortaya “bir tez, bir görüş, bir fikir ve bir bilmem ne” neden hiçbir zaman atamadı. Onu merak ederim dururum. Yıllar önce yaratılmış ve pazardaki bekâretten yararlanılmış bir zar delme durumu neden günümüzde de devam edip gidiyor. Üstüne bir şey eklenmiyor…
Akıllarımı söndü, gözlerinin parlaklıklarını mı yitirdiler. Ampuller mi yanmıyor, cereyan mı az…
Hepsi bilmem nerede eğitimlerde, konferans ve seminerlerde. Neden hala yıllar öncesinin yurtdışından gelen marka uzmanların gelip açtığı konular üzerinden konuşuyorlar. Yok mu bizde geliştirecek bir mevzu? Literatüre katacağımız bir güzellik.
Sanırım büyüklük içindeki küçüklük onlara yetiyor.

Ben onların yerinde olsaydım geliştirir gider yayar sonra geliştirdiğimin yayılımının keyfine varırdım. Evrensel işleri getirip bize adapte ettiğinizde kısmen oluyor.
Ama bizim ileri götürüp hiçbirinde adapte demiyorsunuz. Onların dilinde ve onların tarzında değilse!
Çünkü biz kendi literatürümüze göre ilerliyoruz. Dünyanın değil!
…
Ey ağabeyle ablalar.
Alın, yetiştirin beni. Sizin zamanınıza geldiğimde sektöre on tane farklı tez ve ulusal işleyecek sistem katayım.
Sonra gönül rahatlığıyla yatağımda yatayım.
Ne de olsa yapamadığınızı yapmış olacağım.
