Hakkımda Hayırlısı
82 doğumlu. Daha çok genç yani.
Delikanlı yüksek tahsilini İzmir’de ekonomi üzerine tamamladı.
Evvelinde ve ahirinde İstanbul’da yaşadı.
Bölümünü severek okudu fakat aklında başka şeyler vardı.
Bu yüzden bazı dersleri astı.
Biraz haşarıydı. Organizasyon ve kulüp faaliyetlerinde ön saflardaydı.
Safların sık tutulması gerektiğine inandı.2006 senesinde bir kongrede ilk kez markalaşma konusunu işledi.
Sunum güzeldi ama ödül alamadı. Evine eli boş döndü, önündeki kongrelere de bakmadı.
Yüksek tahsili boyunca aklı fikri marka ve reklamdı.
Beyin kıvrımları ve tüm kılcalları bu konu üzerine fazla mesai yaptı.
Bedavadan bolca logo tasarladı, fikir geliştirdi, konsept yazdı, proje tasarladı.
Çalışkan çocuktu. Boş duranı Allah sevmez lafına inanırdı.
Blog yazmaya o zamanlarda başladı.
Yazdıkları yüzünden strateji, marka ve reklam konularında büyük adam sanıldı.
Tüm bu ilginç uğraşlarıyla birlikte bölümünden “eh işte” denilecek bir ortalama ile mezun oldu.
Mezun olduğu yaz memleketin çok iyi bir ajansında stratejik planlama stajı yaptı.
Bir miktar faydalı olduktan sonra staj bitti.
Gerçek dünyaya indi. Paşa paşa iş aradı.
Sıkılmaya bile fırsat bulamadan kendini profesyonel yaşamın göbeğinde buldu.
Çok iyi bir danışmanlık şirketinde marka danışmanı oldu.
FMCG diye tabir ettiğimiz sektör firmalarına danışmanlık yaptı.
Artı olarak perakende, şehir markacılığı, spor markacılığı, medya, reklam ajansları ile ilgili projeleri de yönetti.
Bi’ ara askere gitti geldi.
Memleketin en şanslı askerlerinden biri oldu. Antalya sokaklarında adeta online askerlik yaptı.
Askerlik sırasında arkadaşlarıyla Tansaş, Migros, Burger King gibi nezih mekanlarda karşılaştı, anılarını anlattı.
Anlatamadığı insanlar için yaşadıklarını blogunda yazdı. Onları aydınlattı.
Gözlem mekanizması iyiydi. Hayatı hep gözlemledi.
Hayata dair gözlemlerini ve sektörel konularda ki diğer yazılarını bu sitenin değişik sayfalarına sakladı.
Aklıselim bir yayınevi bulamadığı için yazdıklarını hala bir kitaba çeviremedi.
Marka ve iletişim trendlerini takip etti, araştırdı, denedi.
Kendisi gibi meraklılara önerdi.
Grafik tasarım programlarını da uzun zaman kullandı. İyi işler çiziktirdi.
Art direktörlük vasfından dolayı içine Photoshop kaçtığından şüphelenildi. Tahliller pozitif çıktı.
Bunlara rağmen iyi logo bir logo tasarımcısı olduğu belgelendi.
Yaratıcı işlerinde uçtu, kaçtı. Şahitleri bile oldu.
Yazı yazmayı ve kendini ifade etmeyi hep sevdi.
Deneme yamulma modeline inandı ve bunu hep uyguladı.
Denemeler yazdı.
Çok yönlü ve renkli biri oldu.
Klasiktir ama fotoğraf çekmeyi de sevdi.
Halk arasında kadraj diye tabir edilemeyen şeyi tabir edebilenler arasına girdi.
Müziklerden Jazz’ı isimlerden Naz’ı, mevsimlerden yazı, hayvanlardan kazı sevdi.
NOT: Ağzında kaşık olan bebek mütemadiyen beslenen bir bünyenin izdüşümüdür.
“Yine mi mama!” isyanlarında fakat büyümek için beslenmesi gerektiğinin de farkında.
